Kalkınmanın ve dirilişin tek kaynağı olan İslam'ı yeryüzüne hâkim kılmak için kolları sıvamış bir gençlik hareketi.
Köklü Değişim Gençlik Kolları olarak; Allah'ı çokça anan, O'nun rızasını hayatının yegâne gayesi edinen; kalkınmanın ve dirilişin tek kaynağı olan İslam'ı yeryüzüne hâkim kılmak için kolları sıvamış bir gençlik var etmek amacıyla yola çıktık.
Özüne dönerek kimlik arayışına son vermiş, Kur'an-ı Kerim Azîmüşşân'a sımsıkı sarılmış, Allah Rasulü ﷺ'in izini adım adım takip eden; ümmeti milletlere bölerek birbirine düşüren ecnebi fikirlerin karanlığından sıyrılmış ve insana, insan olduğu için değer veren bir gençlik hedefliyoruz.
Şanlı tarihini bir övünç vesilesi olarak yad eden, o izzetli ve şerefli günlerin yeniden yaşanabileceğine iman eden; iyiliği emreden ve kötülükten men etmeyi hayatının merkezine yerleştiren diri, şuurlu ve aksiyoner bir gençlik inşasını kendimize vazife bildik.
Bu ideal doğrultusunda Türkiye'nin dört bir yanında sahaya inen, stantlarıyla, panelleriyle, kampüs çalışmalarıyla ve fikrî faaliyetleriyle aktif bir şekilde varlık gösteren güçlü bir gençlik çalışması yürütmeye devam ediyoruz.
Fetih ruhunu kuşanan ve çağın yönünü değiştirme iddiası taşıyan bir gençlik inşa etme gayesiyle yürüttüğümüz “Fetih Seninle Yaşar, Çağ Seninle Değişir” kampanyamız kapsamında 25 ilde stant açtık, 15 panel gerçekleştirdik ve 30.000 broşür dağıtarak fetih bilincini gençliğe taşıdık. İstanbul'un Fethi vesilesiyle düzenlediğimiz kısa film yarışması ile genç kardeşlerimizin kalemini ve kamerasını bu kutlu mirasla buluşturduk; dereceye giren ilk üç çalışmayı ödüllendirerek fetih ruhunu diri tuttuk.
“Neslini ve Geleceğini İslam ile Koru” kampanyamızla 25 ilde stant açtık, 18 panel gerçekleştirdik ve 50.000 broşür dağıttık. Gençliğin karşı karşıya olduğu ahlaki savrulmaları, dijital kuşatmayı, kimlik erozyonunu ve seküler yaşam tarzının dayatmalarını ele aldık. İslam'ın muhkem ölçülerinin aileyi, nesli ve toplumu koruyan ilahi bir sistem olduğunu ortaya koyduk. Çözümün geçici projelerde ya da beşerî ideolojilerde değil; sahih akidede, şer'i hükümlerde ve İslam'ın hayat nizamında olduğunu güçlü bir şekilde vurguladık.
Gazze başta olmak üzere ümmet coğrafyasındaki zulme karşı susmadık. “Kampüsler Haykırıyor, Gazze Yardım Bekliyor” diyerek üniversitelerde basın açıklamaları gerçekleştirdik. 20 ilde farkındalık stantları açtık. “Sınırları Açın, Orduları Harekete Geçirin!” çağrısıyla Mısır Konsolosluğu önünde sesimizi yükselttik. “Zalimle İş Tutan, Zalimle Anılır!” diyerek işgalci yapılarla iş birliği içerisinde olan kurumlar önünde nöbet ve basın açıklamaları gerçekleştirdik. “Gazze İçin Birleşelim” çağrısıyla Türkiye genelinde faaliyet gösteren 25 gençlik hareketini ziyaret ederek ortak sorumluluk bilincini büyütmeye gayret ettik.
Ortaokul ve lise komisyonlarımızla kitap tahlilleri, münazara serileri ve “Gençler Tartışıyor” programları düzenledik. İlk ve ortaokul komisyonlarımızla haftalık Kur'an-ı Kerim, Siyer, Hadis ve temel İslami ilimler dersleri gerçekleştirerek fikrî ve ahlaki inşayı önceledik. Türkiye genelinde sabah namazı buluşmaları organize ederek kardeşlik bağlarımızı kuvvetlendirdik.
“Temiz Hayat, Temiz Çevre” başlığıyla çevre ve doğa temizlik çalışmaları yaparak İslam'ın temizlik ve şehir anlayışını sahada anlattık. Türkiye genelinde gençlik buluşmaları ve geziler tertip ederek bilinçli, diri ve dava şuuruna sahip bir gençlik inşasını sürdürdük.
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde En'âm 162. ayet-i kerimeye yönelik yapılan saldırıya karşı sessiz kalmadık; ayeti üniversite girişine asarak ve 30 ilde sokakları En'âm 162 ile donatarak inancımıza sahip çıktık. İslam'a ve şer'i hükümlere yönelik saldırılara karşı Ankara'nın dört bir yanını “Yaşasın İslam, Yaşasın Şeriat” pankartlarıyla donatarak kararlı duruşumuzu ortaya koyduk.
Yeryüzünde İslam'ın izzeti yeniden hâkim oluncaya kadar durmamaya azmetmiş bir gençlik olarak;
Fatih Sultan Mehmet gibi ahdettik, fetih ruhunu diri tutmaya;
Mus'ab bin Umeyr gibi ahdettik, hakikati gençliğin omuzlarında taşımaya.
Gayret bizden, nusret Allah Subhanehu ve Teâlâ'dandır.
Misyonumuz; ilkokuldan üniversiteye uzanan bütüncül ve kademeli bir eğitim modeliyle, inancını sahih kaynaklardan öğrenen, ahlakıyla yaşayan, sorumluluk bilinci taşıyan ve şahsiyet sahibi bireylerin yetişmesine katkı sağlamaktır. Eğitim faaliyetlerimizi, sadece bilgi aktarımına dayalı bir süreç olarak değil; düşünce, karakter ve davranış inşasını esas alan çok boyutlu bir gelişim programı olarak ele alırız.
Bu doğrultuda oluşturulan eğitim serilerimiz, tematik yaz ve kış kamplarımız, uygulama temelli projelerimiz ve gönüllülük birimlerimiz; gençlerimizin zihinsel, ahlaki ve sosyal gelişimini birlikte desteklemeyi amaçlar. “Öğreniyorum Uyguluyorum” yaklaşımıyla bilginin hayata taşınmasını, “Şahsiyet İnşası” anlayışıyla da kalıcı ve tutarlı bir karakter oluşumunu hedefleriz.
Misyonumuz; gençlerimizin yalnızca bireysel başarıya yönelen değil, aynı zamanda ümmet bilinci ve toplumsal sorumluluk taşıyan bireyler olarak yetişmelerini sağlamaktır. Bu kapsamda; davet çalışmalarımızla hakikatin hikmetle ve güzel üslupla temsil edilmesini, iyilik faaliyetlerimizle ise merhametin örgütlü ve sürdürülebilir bir bilinç hâline gelmesini esas alırız. Söz ile eylem arasındaki bütünlüğü gözetir; temsil sorumluluğunu merkeze alan bir gençlik anlayışını teşvik ederiz.
Kurumsal duruşumuz; gönüllülük esasıyla çalışan, eğitimde sürekliliği önemseyen, planlı ve sistemli faaliyet yürüten bir gençlik hareketi olmaya dayanır. Bizim için gençlik; korunması gereken bir potansiyel değil, doğru rehberlikle inşa edilmesi gereken bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmayı; adalet, merhamet, istikrar ve istişare ilkeleri çerçevesinde yerine getirmeyi temel sorumluluğumuz kabul ederiz.
Netice itibarıyla misyonumuz; bilgiyle donanmış, ahlakla yoğrulmuş, sorumluluk bilinci gelişmiş ve yaşadığı çağda iz bırakma iddiası taşıyan bir neslin yetişmesine zemin hazırlamaktır.