Logo
Logo

Command Palette

Search for a command to run...

Gençliği İmanla Diriltmezsek Karanlık Bizim Payımıza Düşecek!

Kadir Öğütlü
26 Kasım 2025
Gençliği İmanla Diriltmezsek Karanlık Bizim Payımıza Düşecek!



İnsan hayatının en dinamik, en üretken ve en güçlü dönemi gençlik çağıdır. Zihin berraklığının, beden enerjisinin ve idealizmin zirveye ulaştığı bu dönem; hedefe yürümenin, başarı için fedakârlık yapmanın ve yeni ufuklara açılmanın en verimli zamanıdır. Genç, gücünü doğru kullandığında başaramayacağı neredeyse hiçbir şey yoktur. Bu nedenle gençliğin toplumdaki etkisi ve önemi, tarihin her döneminde belirgin şekilde hissedilmiştir.
Tarih sayfaları incelendiğinde, büyük dönüşümlerin ve parlak başarıların çoğunun gençler eliyle gerçekleştiği görülür. Bunun örnekleri saymakla bitmez:
Üsame bin Zeyd, henüz 17 yaşında bir ordunun komutanlığını üstlenmiş; tecrübe bakımından kendisinden çok daha ileri olan sahabilerin bulunduğu bir topluluğu başarıyla yönetmiştir.
Fatih Sultan Mehmet, yalnızca 21 yaşındayken İstanbul’u fethederek çağ açıp çağ kapatmış; azmi, ilmi ve stratejik dehasıyla tarihe damgasını vurmuştur.
Hz. İbrahim, genç yaşında aklı ve basiretiyle putperestliğin temellerini sarsmış; toplumunun alışkanlıklarına meydan okuyan cesur bir tevhid mücadelesi vermiştir.
Ashâb-ı Kehf, Kur’an’ın ifadesiyle “Rablerine iman etmiş gençlerdi.” Onların cesareti, imanları uğruna dünyaya meydan okuyuşları gençlik ile direniş arasındaki güçlü bağı gösterir.
Bunun gibi mucitleri, kahramanları, öncüleri ve önderleri tarih sayfalarında bulmak mümkündür. Çünkü tarih boyunca en aydınlık sayfaları gençler doldurmuştur.
Fakat bugün modern dünyanın dayattığı kapitalist düzen; gençliği tüketen, ruhunu körelten, kimliğini zayıflatan, bencilleştiren bir kuşatma altındadır. Bu düzen, başarıyı yalnızca maddi karşılıkla ölçen, mutluluğu tüketimde arayan, özgürlüğü sınırsızlıkla karıştıran bir gençlik profili üretmektedir. Mutluluğu, huzuru ve doyumu şans ve kumar oyunlarında, uyuşturucuda, zinada, kavga ve gürültüde aramaktadırlar.
Kapitalizmin yetiştirdiği gençler çoğu zaman alkolün yatağında, uyuşturucunun pençesinde, zinanın gölgesinde kaybolmaktadır. Yeni icatlar, büyük keşifler ve insanlığa yön veren çalışmalar bir yana; artık ilkokul çağındaki çocuklar bile bu yozlaştırıcı sistemin bataklığına çekilebilmektedir.
Kapitalist sistemde suç oranları günden güne artarak gençleri ve geleceğimizi de içine çekiyor.2024 yılının kaydında çocukların karıştığı suçlar dahi düşük uçuklatir cinsten: 240 bin 872 çocuğun %55.3'ü yaralama, %10.8'i cinsel suçlar, %9.5'i göçmen kaçakçılığı, %24.5 diğer suçlardan mağdur. Hakeza kumar ve uyusturucu yaşı 10-12 arasında..
Bu istatistikler bize gösteriyor ki gençliğin enerjisi heba oldukça toplum da çürümekte; genç nesil yok oldukça geleceğin aydınlığı da sönmektedir.
Tarihin yeniden parlaması, neslin bilinçlenmesi ve geleceğin aydınlanması için çözüm bellidir: Gençliğin sağlam değerlerle yeniden dirilmesi için İslam nizamının hayata hâkim kılınmasıdır. Allah’tan hakkıyla korkan, kuldan utanan, İslami değerlerine sahip çıkan bir neslin İslam sancağı altında yetiştirilmesidir.
Bu diriliş, sadece kişinin İslam’ı bulmasıyla değil; İslam’ın devlet olarak hükümlerinin uygulanmasıyla olur. İslam’ın insanı yücelten, aklı aydınlatan, toplumu ihya eden değerleri; gençliğin yönünü ve gayesini belirleyen bir pusula niteliğindedir. Yönünü, yolunu, yoldaşını kaybetmiş genç nesil için İslam, tevhid merkezli bir yaşam ile ona yeniden gerçek hayatı verir.
İslam, gençliği tüketen değil; gençliğe kıymet veren bir medeniyet perspektifi sunar. Tarih, bunun sayısız örneğiyle doludur: bilime yön veren genç âlimler, toplumları ayağa kaldıran genç liderler, insanlığa hizmet eden genç öncüler…
Bugün de yeniden bir diriliş isteniyorsa; gençliğin kalbine iman, aklına hikmet, hayatına sorumluluk bilinci yerleştirilmelidir. Toplumun geleceğini aydınlatacak olan işte bu değerlerdir.
Çünkü gençlik ihya olursa toplum da ihya olur; gençlik ışığını kaybederse karanlık tüm toplumu kuşatır. Aydınlığa ulaşmak istiyorsak, Allah’ın vaadi olan Hilafet Devleti’nin ikamesi için çalışmalı; geleceğimizi, neslimizi, evlatlarımızı kapitalizmin pençesine değil, İslam’ın kucağına güvenle bırakmak için durmadan, yorulmadan ilerlemeli; gençlerin ellerinden tutup yüreklerine hitap etmeliyiz.
Ya gençleri imanla dirilteceğiz ya da karanlık hepimizin kaderi olacak!
Kadir Öğütlü